KONUŞMA BOZUKLUKLARI

                                              KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Konuşma iletişim kurmada en önemli araçtır. Bebeklerde konuşmaya ilk olarak 2 ay civarında agulayarak başlar. Bebekler 4-6 ay civarında ise ba, da diyerek babıldamaya başlar. 9 ay civarında ise ba -ba gibi heceler başlar. Çoğu zaman bu çocuğun konuşması olarak düşünülür ama dünyadaki tüm çocuklar ba-ba diye heceleyerek 1 yaşında anlamlı kelimelere başlarlar. 1 yaş civarı 10 kelime hazinesine sahipken bu hızla artarak 18 aylıkken 50 kelimeye ulaşır. Bu dönemde kelimeleri tekrarlayarak (ekolali) öğrenir. Bu tamamen normal bir gelişimdir. Çocuklar 2 yaşına geldiğinde 2 kelimelik cümleler kurarlar. 2 yaş civarında kelime hazinesi yaklaşık olarak 200-400 civarındadır. 3 yaşında ise çocuklar 3 kelimelik cümleler kurmaya başlar .

Yukardaki gelişim çocuklar arasında farklılık gösterebilir. Konuşma gecikmesi nedenleri arasında en sık nedenler normal dil gecikmesi, gelişimsel gerilikler, işitme kayıpları, evde birden fazla dil kullanılması, sosyal uyaran eksikliği, aşırı tv-bilgisayar-telefonla zaman geçirme, otizm, seçici konusmazlık, beyini etkileyen nöroloji sorunlar sayılabilir. Normal dil gecikmesi beyindeki konuşma merkezinin geç olgunlaşmasından kaynaklanır. Normal dil gecikmesinde çocuk yaşıtlarına göre geç konuşur ama konuşmaya başladığında yaşıtlarından bir farklılık gözlenmez. Normal dil gecikmesi olan çocukların akrabalarında da aynı durum sık rastlanır. Bazı durumlarda bu gecikme okul çağına kadar sürebilir ama diğer sorunlarda konuşmada gecikmeye yol açtığından durumun bir uzman tarafından en kısa zamanda değerlendirilmesi gerekir.

Konuşma bozuklukları altında diğer iki bozukluk şunlarıdr: Sözel Anlatım Bozukluğu ( Ekspresif Dil Bozukluğu) ve Karışık Dili Algılama-Sözel Anlatım Bozukluğu (Reseptif Dil Bozukluğu. Sözel Anlatım Bozukluğunda çocuk konuşmada sorun (az kelime hazinesi, kelime bulmakta güçlük, kısa kısa konuşma, kendini ifade etmekte güçlük ) yaşar. Karışık Dili Algılama-Sözel Anlatım Bozukluğunda hem konuşulanları algılamada hem de konuşmada sorun vardır. Bu nedenle Karışık Dili Algılama-Sözel Anlatım Bozukluğunda Sözel Anlatım Bozukluğuna göre konuşma daha çok etkilenmiştir. Bu bozuklukların toplumda görülme sıklığı yaklaşık %5 dir. Okul öncesi dönemde bu oran daha yüksekken okul dönemiyle beraber görülme oranı düşer.

Her iki bozukluktada ilerleyen dönemlerde Öğrenme Bozukluğu geliştirme riski diğer çocuklardan oldukça fazladır. Konuşma bozukluklarına en sık eşlik eden diğer psikiyatrik bozukluklar ise Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Kaygı Bozuklukları, Depresif Bozukluklar ve Davranım Bozukluklarıdır. Konuşma Bozukluğu olan çocuklar %80 oranında okul çağına geldiklerinde düzelir ancak alta yatan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Bozuklukları devam eder. Bu yüzden bunların tedavisi çok önemlidir .

Konuşma Bozuklukları adı altında diğer bir bozukluk ise Fonolojik Bozukluğu ( Artikulasyon Bozuklukları) dur. Fonolojik Bozukluğu olan çocuklar yaşıtlarına göre sesleri doğru çıkartamazlar .Bazen sesleri karıştırırlar (ör: b yerinde d gibi..) yer değişitirirler (ör: bal yerine lab gibi), eksik söyelerler (ör: baba yerine ba gibi..). Fonolojik bozukluğu çocukların kendi yaşıtları tarafından anlaşılmasını zorlaştırır. Bu yüzden çocuklar sosyal geri çekilme, içine kapanma, okula gitmek istememe gibi sorunlar yaşarlar. Fonolojik bozukluklarının altında bazen işitme sorunları, nöroloji sorunlar yatabileceğinden bu durumlarında değerlendirilmesi önemldir. Fonolojik bozuklukların toplumda görülme sıklığı %1-3 arasında değişir.

Okul öncesi dönemde oran yüksekken okul açğında düşmeye başlar. Fonolojik Bozukluk erkeklerde kızlardan çok daha fazla gözlenir. Diğer bir Konuşma bozukluğu olan Kekemelik, kekemelik bölümünde anlatılmıştır. Konuşma bozukluklarının tedavisinde alta yattan nedenin, eşlik eden diğer psikiyatrik bozuklukların belirlenmesi önemldir. Tedavide gerektiği durumlarda medikal tedavi ve konuşma terapisidir.

77 76 75 74 73

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir